Son mesaj - Gönderen: edise - Çarşamba, 20 Haziran 2018 18:48
Sitemiz 10 yılı aşkın bir süredir köyümüze hizmet vermekte. Sosyal ağlar kullanılmaya başlanalı cazibesi ilk yıllardaki gibi olmazsa bile bir arşiv görevi üslenmiştir. Bu hizmeti emek sarfederek acizene veriyor olsakta, mali sponsorlarımıza teşekkürü bir borçbiliriz. Yeni resimler ve köşe yazılarınzı gönderebilirsiniz.
MANEVİ İKLİMDE ÜÇ AYLAR

             MANEVİ İKLİMDE ÜÇ AYLAR 

Ömür sürecimiz içerisinde, bize verilen en büyük nimetlerden biri, gece ile gündüzün nimetlerinden faydalanmanın zirve imkânlarının sunulduğu bazı mevsimler vardır.Bunların başında üç aylar dediğimiz recep,şaban ve ramazan gelmektedir.Tabiatı dirilten ilkbahar mevsimi gibi manevi alanlarımızın en verimli zaman dilimi olan,üç aylar kalplerimizin manevî doyum ve duyum mevsimidir.

Takva, ihlâs, muhasebe, yakin,marufa sabır, masiyete direnme vb. değerler üç aylarda benliğimize yeniden dolar, âdeta tazeleniriz. Üç aylar, keşkelerin öğütülüp iradî başlangıçların yapıldığı anlardır..Bakmasını bilen, yürüyüşümüzün kafiyesinden varış hızımızı tayin edebilir Hz. Peygamber(s.a.s.)şöyle buyurmuştur: “İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir.Misk sahibi ya sana kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın.Körüğe gelince; ya elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın.” (Buhari, Büyü, 38)Ne güzeldir üç aylardan misk devşirmek takva libasımıza..Üç sırdaş ile on iki aylık uzun seyahatimizi kısa eylemek. Yorucu yokuşları düz eylemek.Üç sadık yâran ile yâre olan hasretimizi daha bir dillendirmek.Zikrimizi onların zikriyle, fikrimizi onların fikriyle tazelemek.Kaybolan umudumuzu gürül gürül kulağımıza okudukları reca âyetleriyle yeniden gün ışığına çıkarmak.Üç aylar Hakkın rahmetine bir sergidir. Mevlânâ ne güzel der.“O’ndan iste, başkasından bir şey umma. Suyu deryada ara,ırmakta değil. Başkasından da istesen ihsan eden Hakk’tır Onun elini cömertliğe meylettiren de O’dur. (Mesnevi, IV/1203)Sadece ritüel kalıplarda üç ayları geçirmek değil, üç aylar sonrasında bize kifâyet edecek ilim irfanı da amele yoldaş kılarak biriktirebilmek.Neden oruç tutuyoruz, niçin regâib? Neden berat, neden miraç? Okumadan, dinlemeden,araştırmadan ucuz bir idrake müşteri olmamalıyız.Regaip dendiği anda hemen recep ayı ile yüz yüze geliyoruz.Recep dendi mi, şaban, o aklagelince de ramazanı hatırlıyoruz.Recep ayı nedir? Ona Efendimiz nasıl bir anlam yüklemiştir?Bu ay içinde bizi bekleyen sürpriz saadet anları neler,hangi hikmet bizi sahura kaldırıp nafile bir oruç için akşama kadar haramlardan bizi uzak tutuyor?

Neden binlerce insan teravih namazına koşuyor? Kandil gecesini sair akşamlardan ayıran vasıf nedir?Receb’e rağbetimiz değil midir bizi Regaip Kandili’nin iman nurundan ışık devşirmeye yönelten sebep? Recep ayını da sair ayları da yaratan Rabbimize olan rağbetimiz ve yönelişimiz değil mi bizi regaibin hediyelerini feyizlerini almaya sevkeden? Güzellikler paylaşıldıkça çoğalır. Üç aylarda değişik usul ve üslûplarla bir şekilde bu ayların ruhaniyetini insanlığa ilâhî bir ziyafet olarak armağan edebilmeliyiz.Mübarek gün ve geceler üç ayların künhüne vakıf olmak için ecdadımızın bu vadide ortaya koyduğu aşk terennümlerinden oluşan büyük mirasın izini sürmek gerekiyor.Üç ayları görmek, kelebeklerin ateşe daldığı gibi nisyana,gaflete dalış dakikalarımızda, ensemizde, önümüzde bizi ateşe düşmekten kurtarmaya çalışan Efendimizin şefkatli elini görmek demektir. Üç aylar, gençler için başarıya giden yolu ibadet refleksleriyle tezyin etmede keskin bir viraj...Büyük zaferlere vurgu yaparken küçük tedrici mihnetlerin kılavuzluğundanda nasiplendirmeliyiz nefsimiz ve neslimizi.Modernleştikçe yalnızlaşan,imkânları arttıkça ruhi hijyenini kaybeden günümüz nesilleri için üç aylara serpiştirilen bu eğitim önemlidir.Üç aylarda maddî aydınlığı tamamlar mahiyette camilerimizi, mescitlerimizi, halkı aydınlatma onlara rehberlik etme imkânı olarak iyi değerlendirelim.Tatil mevsimine denk gelen üç aylar içinde geleceğin büyükleri olan çocuklarımız camilerde Kur’an ile tanışsınlar. Kendi özbenliklerini, Kur’an’ı hecelerken,Efendimizi anarken keşfetsinler.Salât ü selâmlar ile kandillerde kâinata “Işık saçan bir kandil(Ahzâb, 45-46) olan peygamberlerine saygılarını ifade etsinler.

Ve dua.. Ellerimiz üç aylarda duaya kalksın..Tevekkülümüzü duaya devam, duada istikrar ile sınayalım... Duanın gücünü keşfedelim. Bütün âlemlerin ihtiyacını gören, herkese nimetini sebileden Rabbimizin bizim niyazlarımızı samimi dileklerimizi de duyacağı şuurunu yenileyelim.(Elestbezminde)kalu belada bizimle konuşan, bize değer veren Rabbimizle dualarımızda hasbihal edelim Perişan hallerimizden ötürü özür dileyelim. Islah dolu zamanlara ulaşmak için güç ve kuvvet isteyelim. Birlik ve dirliğimizin daimi olması için açalım ellerimizi rabbimize.Zira O, bizim sesimizi duymak istiyor...                                                         

                                                                                selam ve duaile.

                                                                                                                         G.EREN    10.07.2008  
 

MKPortal C1.2 rc1 ©2003-2008 mkportal.it