Son mesaj - Gönderen: edise - Cuma, 12 Temmuz 2013 00:47
Resim galerimiz site ziyaretçilerin bakabilmesine izin verilmiştir,
OT BİÇME ZAMANI

 

Haziranın sonu ve temmuz mevsim olarak tam “ot biçme” zamanıdır. Merkebine semerini vuran ev kadınları doğru dağa hayvanlar için ot biçmeye giderler.Eskiden tırban kullanımı fazla omadığından ot işlerini genellikle kadınlara bırakırlar. Ot biçmek, çok meşakkatli ve zor bir iştir. Tutam tutam kendiliğinden bitmiş çeşitli dağ çayırlarını ve bitkilerini toplamak kolay olmasa gerek. Sabahleyin erkenden kalkıp, kuru yavan, acı soğan ne varsa azık hazırlamak gerek. Sonrasında, bir “iprıkt” alarak merkebe semeri vurup, çocuklarla beraber yola koyulmak gerek. Artık güzergâh; saribıya mi olur, altınki yayla mı olur, üstünkü yaylamı olur, bilmem.   Ot bitmek için özel oraklar vardır, Torul orağı ağbahar orağı gibi. Çemberi küçük ve keskindir. Artık başlanır ot aramaya, taşın ağacın arasında. ğuluz otu varsa ot biçilen yerde, büyük mutluluktur ot biçen için. Zira burmanın biçmesi kolay, otu dikensiz ve kibardır. Üstelik biçilen deste kabarık olduğu için eşşeğin  yükü hemen yüklenir gider. Hele hele ğuluz biçtiğin an yumuşak bir koku gelir, inceden. Memlekette ot biçmenin tadı, belki o buram buram olan kokudadır, kim bilir.  Biz çocuklar millet ot biçerken orakları kapışırdık, sanki bir iş becerirmiş gibi. Oraklar zaten sınırlı sayıda olurdu. Sonra kavga başlar malum; senin orak, benim orak diye. Otları dibinden biçemediğimiz için tumbu tereki berbat ederdik. Üstelik bir sürü meşgale arasında ortalığı karıştırırdık. Babamızdan bir bağırdımı susar kalırdınız tabi ki.  Eskiden kıtlık varmış hemşerim. Böyle ot falan ortalarda bulunmazmış. Ninelerin anlattığına göre; tarlalar biçilir, dağlardaki otlar tüketilir, uzak belenlere imece düzenlenirmiş. Normal otlar bittikten sonra dağdaki gevenler, dikenler,çaşurlar kapışılırmış. Yalan değil, hani şu yol kenarlarındaki deve dikeni filan, harıl harıl kapışılırmış. Hatta dağdaki geven arazileri bölüşülür, başkasının yerinden geven sökenler arasında kavgalar olurmuş. Şimdi  halimize şükretmenin tam zamanıdır, dostlar.   Biçilen otlar köye getirildikten sonra harmanlara bacalara yığılır. Orada bir hafta serili olarak kuruduktan sonra kimi dahryala doğrara kimi gemlerde sürme zamanı gelmiştir. Harmana daire şeklinde otlar veye ekinler dizildikten sonra; katır, merkep, öküz, ahırda  ne varsa koşulur gemin önüne. Artık çek babam çek. Dolan gülüm dolan. Dön aslanım dön. -Aramızda kalsın ben iyi gem sürer harman çevirirdim hele birde tırpan biçerdimki…Çok zor dostlar ot biçmek, çok zor. Bak anlatırken bile yoruldum.  

Söyleyeceğimiz o ki, memlekette yaşam zor. Dedelerimiz, analarımız ne çileler çekmiş. Halimize hamdolsun. Eskileri anarak hali hazırdaki hayatımızın kıymetini anlamak gerek. Günümüzde Ziraat gelişti de, memlekette ot biçme azaldı. Ekinler artık bire on veriyor. Yoksa tutam tutam ot biç, nereye kadar. ot biçilir harman dövülürdü

  Selamlar.
 

MKPortal C1.2 rc1 ©2003-2008 mkportal.it